Mor Notlar

Gezmeyi çok seviyoruz. Bir sürü de blog var. Kimisinin instagram hesapları binleri aşmış durumda… Nerede ne yeriz, nerede en güzel fotoğrafı çekeriz hepsini de anlatıyorlar. ..

Biz de okuduk hepsini çıktık yola… Havalimanına geldik. E biz şimdi hangi trene bineceğiz. Hangi ulaşım kartı en hesaplısı.. Tramvayda ceza yememek için bu kartı nereye okutmalıyız.. Ya da hangi çok ama çok pahalı Avrupa kentinde şehirler arası yolculuk yaptığımız tren biletini tüm gün şehir içinde de ücretsiz kullanırız.. Varmak için saatlerce aradığımız çok övülen o İtalyan krepçisi hangi gün kapalı…Hangi sokağa girmeyelim… Nereden yürürsek bilmem kaç Euro’luk müze giriş ücretini bertaraf ederiz vs vs. Daha aklımıza gelmeyen seyahat tricklerinin onlarcasını niye yazmamışlar yahu dedik…

Sonra da durduk düşündük. E onlar yapmadıysa biz yapalım. Derdimiz hiç ayak basılmamış yerleri anlatmak, en değişik olmak değil. Fakat biz bir deneyim edindiysek, ders çıkardıysak kısacık tatilinde kıt kanaat bütçe ile seyahat eden insanlara neden kolaylık sağlamayalım ki… İşte mor notlar’ın hikayesi bu şekilde.. Bu blogda müze olumlamaca, sanat tarihi güzellemece yok.

Seyahat planları da mutlu olmak için bütün şehir mutfağını yemek, bolca yürümek ve bolca uygun fiyatlı hediyelik eşya kovalamaca içerir…

Keyifli okumalar efendim… 🙂