Saraybosna Mor Notları

Merhabalar!

Uzun bir aradan sonra kapsamlı bir balkan rotası ile karşınızdayım.

Saraybosna’dan başlayıp Dubovnik, Kotor, Budva diye devam eden Tiran’da son bulan bu yolculuk hem deniz tatili hem de gurme tatil ihtiyaçlarımızın hepsini bir arada karşıladı. İtalya İspanya varken Balkanlarda ne işim var diye bu tatili ötelediğim bütün zamanlar için de başta Kotor olmak üzere bütün Balkan aleminin taşından toprağından özür dilerim.

Efendim Saraybosna ile başlıyoruz.

NE ZAMAN GİDİLİR?

Biz Saraybosna’yı beyaz yakalarımız sebebi ile bir Ağustos ayına denk gelen kurban bayramı tatilinde ziyaret ettik. Fakat illa yazın gidin diye bir iddiamız yok. Kışlarının da çok sert olabileceğini tahmin ettiğimizden bahar aylarında bir hafta sonuna denk getirmeniz keyifli olabilir. Nitekim biz de bir buçuk gün ayırdık ve bir hayli yeterli oldu.

Mor Not : Saraybosna Türkiye’den bir saat geride.

SARAYBOSNA UCUZ MU?

Saraybosna’da para birimi KM (Convertible Mark). Havalimanına iner inmez değiştirmenizi tavsiye ederim. Çünkü şehir içinde Euro veya Dolar ile işlem yapmak pek mümkün değil. Şayet uçak kullanacaksanız havalimanına iner inmez bir miktar KM alın.

Mor Not: Saraybosna’da Türk Lirası çevirmek de mümkün. Hatta diğer para birimlerine göre daha hesaplı oluyor.

Ağustos 2018 itibari ile

100 TL= 25.80 KM

15 EUR= 27.30 KM

Peki fiyatlar nasıl derseniz para birimi Euro olan bir Avrupa şehrinde gezmekten çok daha uygun olduğunu söyleyebiliriz. Ne yazık ki Türk Lirasının hızlı değer kaybı nedeni ile önceki senelerde ziyaret edenlerin çok çok az para harcayarak döndüğü bir yer iken biz Türkiye’de dışarda yiyip içtiğimiz fiyatları ödedik diyebiliriz.

NEREDE KALALIM?

Saraybosna küçük bir şehir. O yüzden şehir merkezinde çarşının içinde kalmanız tavsiyemizdir. Zaten belirttiğimiz gibi fiyatlar çok can yakıcı cinsten olmadığı için güzel bir otelde uygun bir fiyata konaklamak zor değil. Hele buradan sonra Euro bölgesinde yer alan şehirlerden birine gidecekseniz Saraybosna’da hem merkezi hem de güzel bir yerde kalmak kendinize vereceğiniz güzel bir ödül olacaktır.

Biz merkezde yer alan Keme Pension’da konakladık ve çok memnun kaldık. Otel de odalar da çok temizdi ve otel sahibimiz Nermin çok tatlıydı. Bize harita üzerinden tek tek gitmemiz gereken noktaları işaretledi. Biz de ona Eylül ayında yapacağı Türkiye seyahatine ilişkin bir rota çizdik. Baya win-win bir sohbet oldu anlayacağınız J

Yine otelimiz çok merkezi olduğu için yürüye yürüye şehri dolaştık hatta yağmur yağmaya başlayınca biraz otele sığınıp sonra gezimize devam ettik. Neyse efendim bu kadar otel övmek yeter.

Ha bu arada tek gece iki kişi için 31 Euro ödedik.

NE YEDİK NE İÇTİK?

Valla bana sorarsanız Saraybosna gezisinin en çok yer verilmesi gereken kısmı burası. Nitekim Saraybosna’ya yer vermemizin başlıca nedenlerinden biri de dillere destan Balkan mutfağı lezzetlerini yerinde yemekti doğrusu.

Buregdzinina Sac

Saraybosna’ya geldik. Boşnak böreğini yemeden dönmek olmaz.

MorNot: Öncelikle belirtmekte fayda var. Saraybosnalılar birazcık sert. Turistik Başçarşıda etrafa bakınarak yürüyoruz diye bizi itip söylenen kızdan tutun, sipariş alan garsona kadar herkes asabi. Yahu bana mı denk geldi diye endişe etmeyiniz. Mizaç diyip geçiniz. (Uyarı niteliğindedir. Irkçı söylem taşımaz J İnanmıyorsanız gidin kendiniz değerlendirin yahu)

Börekçiler çarşının içinde aynı sokak etrafında toplanmış ve karşılıklı yer alıyor. Birini seçip oturabilirsiniz. Biz en çok bu dükkanın adını duyduğumuz için burayı tercih etmek istedik.

 Morica Han

Türk Kahvesi Bosna’da da çok tüketilen bir içecek. Türk kahvesi burada bakır cezve içinde servis ediliyor. Tadı hafif ve lezzetli. Fincan kulplu değil ve lokum ile şekerler fincanın içinde geliyor. Bir anlık şaşkınlık yaşayıp aman biz bu kahveyi nereye dökeceğiz demeyiniz. Görseli de aşağıda paylaşıyoruz efenim.

Morica Han da yine çarşının içinde yer alıyor. Hem turistlerin hem de yerli halkın tercih ettiği bir nokta. Nitekim, Bosna’daki Türk etkisinin yoğun olduğunu hanın içinde çalan Türkçe müziklerden de anlayabiliyorsunuz.

Cevabdzinica Zeljo

Bosna’nın bir başka meşhur lezzeti de köfte. Bu dükkan öyle isim yapmış sokağın karşısına ikinci şubesi açılmış. Zaten börek ve köfte o kadar yaygın lezzetler ki çarşıda gezerken aç olmasanız bile bu restoranlardan gelen kokuyu duyunca siz de mutlaka yemek isteyeceksiniz.

Zeljo’da köfte ekmek arasında soğanla servis ediliyor. 5,10, veya 15 li seçmek mümkün. Biz az önce de dediğimiz gibi sokaktaki kokuları takip edip nefsimize yenildik ve 15 li seçtik fakat bence aşşşırı açız demiyorsanız sizi 10 lu doyuracaktır.

Bosna’da ayrana yoğurt deniyor. Bu sebeple şaşırıp yoğurt isteyip bu cıvık demeyiniz. Köftenin yanında bir güzel yoğurdunuzu içiniz.

Pivnica HS

Bu mekana başlı başına öneri olarak bir mornot diyebiliriz. Börek, köfte yemek veya başçarşıda gezme öneleri her blogda karşınıza çıkabilir. Fakat Pivnica’ya uğramak Saraybosna’da atmosferinizi değiştirecek ve sizi başka bir zaman dilimine götürecek diyebiliriz.

Biz kapıdan ilk girdiğimizde burayı İkinci Dünya Savaşı filmlerinde askerlerin permalı saçlı kabarık etekli nişanlıları ile dans ettiği mekanlara benzettik.

Kendimiz mekana hayran hayran bakmaktan güzel bir kare yakalayamamışız. Bu seferlik internet sitelerinden araladık. Bizi affedin….

Pivnica’da kendi yaptıkları biralardan deneyebilirsiniz. 30’luk bira 2 KM. Rezervasyonlu veya rezervasyonsuz gelebilirsiniz.

NERELERİ GEZDİK? 

Saraybosna’da gitmeden özel notlar almanıza veya ulaşım için bir bilet edinmenize gerek yok. Sadece gezinmek için yürürken bile görülmesi gereken birçok tarihi noktanın önünden geçiyorsunuz. Biz müze sevdalısı olmadığımız için müzeleri ayrı tutarak gezilecek noktaların şöyle bir listesini yapıyoruz.

Baş Çarşı

Otantik ve el işi ürünler satan dükkanların bulunduğu, şehrin merkezini kaplayan çarşı. Her köşede bir başka kahve dükkanı yer alıyor. Dolaşıp alışverişinizi yaptıktan sonra bunlardan birinde dinlenebilirsiniz.

Latin Bridge

Efendim bu köprü 1. Dünya Savaşını başlatan Avusturya Macaristan veliahtının ve eşinin vurulduğu köprü olması sebebi ile tarihi bir önem taşıyor. Hemen sonunda da Inat Kuca’ya çıkıyorsunuz.

Inat Kuca

Belediye binası yapılmak için evini yıkmak isteyenlere inat edenin bir adamın sonunda karşı kıyıya evin aynısından yaptırmasıyla sonlanan bir hakihaye İnat Kuca’nın hikayesi. Şimdi restoran olarak hizmet ediyor.

Ferhadja

Başçarşı ile Sonsuz Ateş Anıtının iki ucunda yer alan bu cadde daha popüler markaların yer aldığı dükkanlara ev sahipliği yapıyor.

Sebil

Başçarşı ile Bakırcılar Çarşısı arasında yer alan bu sebilden su içenin şehirden ayrılamadığına dair bir efsane var.

Bakırcılar Çarşısı

Bakır ustalarının dükkanlarının yer aldığı ve hediyelik eşya alabileceğiniz yürümesi ve fotoğraf çekmesi keyifli bir sokak.

Sonsuz Ateş

Kentin işgalden kurtulmasının ardından 1946 yılından beri yanmakta olan ateş bir ara Sırp saldırıları sebebi ile sönmüş.

Saraybosna Katedrali

Milli Kütüphane

Saraybosna gezi notlarımız bu kadar… Diğer Balkanlar rotalarına ilişkin mornotları takip etmeyi unutmayın…